05 Haziran 2009 Cuma

Galatasaray ve Frank Rijkaard


Galatasaray yönetiminin,bu yılki sportif başarısızlıktaki payının bir hayli fazla olduğu her ne kadar bilinsede,bu sezon dış transfer konusundaki nokta vuruşlarıyla da "sezar'ın hakkı sezara vermek lazım" sözünü tekrar tekrar yinelememize sebep olmaktadır...
Ve bu günde o nokta tranferlerden biri gerçekleşti ve Avrupa futbolunun gerçekten çok renkli bir siması olan Frank Rijkaard,Galatatasaray kulübüyle 2 yıllık anlaşma imzaladı.
Umarım Barcelona'da yaşadığı başarıları Galatasaray'a da yaşatabilsin ve oynatacağı güzel futbolla, gerek türk futboluna gerekse Galatasaray camiasına ayrı bir renk katsın.
Türk futboluna ve Galatasaray'a hayırlı olsun...
Hoşgeldin Rijkaard!...

02 Haziran 2009 Salı

Lost 5.Sezon Finali

Bildiğiniz gibi geçen haftalarda muhteşem bir sezon finaliyle uzun bir molaya giren Lost,nefes kesici bir akış,kafalarda türlü teoriler üretmemize sebep ipuçları ve senaristlerin bizi her zaman ki gibi ters köşeye yatırdığı bazı olaylarla bizi bizden aldı götürdü.Kurgunun muhteşemliği her geçen bölüm daha da gözümüze çarpılıyor.Mesela siyah taraf-beyaz taraf vurgulamasını henüz ilk sezonun ikinci bölümünde izledik.5.Sezon finalinde ise ne anlam ifade ettiğini nihayet anlıyoruz.


Lost'da bunun gibi bir sürü örnek sayabiliriz elbette(heykelin ayağının 2.sezon finalinde görünmesi vs.) ama bu örnekler,kurgulanmış senaryonun gerçekten içi boş olmadığının enfes bir göstergesi bana göre...

Jacob'ın varlığının ve yaptıklarının amacı ne?

Black Rock gemisi nasıl oldu da adanın ortasına kadar gelebildi?


Heykel'in geri kalanına ne oldu? Acaba Jack'in hidrojen bombasını patlatma düşüncesi,aslında kazaya gerçekten sebep olan olaymıydı?...

Tüm bu soruların cevabını 6.sezonda bizi tatmin edebilecek şekilde öğrenebilmemiz ümidiyle...








09 Şubat 2009 Pazartesi

Lost 5.4 The Little Prince ve Exupery'nin Küçük Prensi



Lost'un geçen haftaki bölümü The Little Prince'da ilginç bir bağlantı yapıldığı ortaya çıktı.Bu bağlantı beni hem çok şaşırttı hemde çok ilgimi çekti,çünkü Exupery'nin Küçük Prens öyküsünü okumuş biri olarak Küçük Prens'in adada yaşananlarla ne gibi bir alakası olabilir merakına düştüm.Lostfan.net sayesinde haberim olan bu enteresan kurguyu araştırmak için hemen kitabı aramaya koyuldum odamda.

Şimdi nedir bu bağlantı şöyle izah ediyim;

---spoiler---

Bölümün sonlarına doğru Charlotte sahilde bir enkaz bulur.Locke enkazın ortasında bulduğu tenekeyi yan döndürdüğünde üzerinde "BESIXDOUZE" yazdığını görürler.
Ve Locke;
-Fransızca bilen varmı?... diye söylenir.

( "BESIXDOUZE" fransızcada "B-ALTI-ONİKİ" manasına gelmektedir.Rakamlarla yazıldığında B 612 ortaya çıkar ki,bu rakam aşağıda görüldüğü üzere Küçük Prens'in bulunduğu astroidin adıdır.)




---spoiler---

Bölümü detaylıca izlememe rağmen bölüm adının neden The Little Prince(Küçük Prens) olduğunu çözememiştim,ta ki Lostfan.net beni aydınlatana kadar...daha bizi neler bekliyor bakalım...(Lostfan.net'e teşekkürler)

21 Ocak 2009 Çarşamba

Lost-5.Sezon başlangıcı



Bugüne kadar yayınlanmış olan kısa fragmanlardan izlediğimiz kadarıyla,adaya bir dönüş olacağı kesin,fakat bu dönüşün nasıl gerçekleşeceği tam anlamıyla bir merak konusu.

Fragmanlarda dikkat çeken bazı noktaları belirtmek gerekirse;
Ada'da gerçekleşen kötü olayların sebebi,adada görülen yanardağ patlaması,tapınak,adadaki kişilerin üzerine yağan alevler,kurtulmuş olanların geri dönüş hazırlıkları,jeremy bentham'ın cenazesi vs...

Durum tam anlamıyla bir karmaşa,ve umarım yeni sezondaki bölümler,beynimizi kemiren birçok karmaşayı çözecek ve merakımıza son verecektir...


we have to go back!...

09 Aralık 2007 Pazar

dervish....



Şarkılarını her dinlediğimde,hayalimde,kendimi Shire'ın o yemyeşil çimenleri üzerinde,hobbitlerle birlikte biraları devirip,yıldızlarla dolu gökyüzüne doğru şarkılar söylerken buluyorum...
Gandalf'ın havai fişekleri patlıyor tepemizde ve samwise gamgee koluma girip atıyor beni o dans eden kalabalığın arasına....
hayallerin gerçek olması umuduyla.....

14 Kasım 2006 Salı

Huzur İçinde Yat Elessar!....












Gondor'un ıssız ve yorgun zamanlarıydı...Sauron'un
çöküşünden sonra ilk kez bu kadar karanlıktı gökyüzü...
Ak Ağacın yaprakları dökülmüyordu artık kralların bahçesine
ve batı'nın halkını belirsiz bir hüzün sarıyordu...
Beklenmeyen uğursuzluk vardı sanki tepelerden esen rüzgarda bile...
O kem gün gelip çattı ve insanların kudretli kralı Aragorn,
1 Mayıs günü göçüp gitti engin denizlerin ötesine...
Ve denir ki; insanoğlu yaradılışından bu güne hiçbir kralın
ölümüne bu kadar üzülmemiştir..Yağmurlar yağar Minas Tirith
surlarına ve gözyaşlarına karışan yağmur damlaları Anduin'e
kadar ulaşmıştır.....